Население мира
Природная жилая площадь

м2

Природная жилая площадь на человека

м2

Природная жилая площадь на человека постепенно сокращается...


No comment

En iyi kisa film (ödüllü)

"Öz qurtuluşunun qatili insanlıq... Hətta xeyalları, azuları belə doğmadan, cücərmədən öldürən dəyərlər sistemi... Son ümid qığılcımlarının, çabaların yalanlar və xəyal qırıqlığı qebirsanlığına gömüldüyü məqam... İnsanda inancmı qalar?
Sonunda "Dünya iblisə uyub" -deyə gileylənirik!.. "(utanmadan)




 
[2011-07-06 13:16]

Человечество ждет ненормальная старость

[2011-06-21 14:50]

За что отвечают витамины?

[2011-05-31 15:10]

Тридцать лет войны со СПИДом

[2011-02-16 16:06]

Газировка приводит к инсульту

[2010-11-06 08:49]

Названы 8 симптомов, говорящих о вероятном развитии рака

[2010-10-07 07:34]

Лук шокировал ученых своими свойствами

[2010-08-25 22:34]

Психология и психотерапия детских травм.

[2010-08-22 16:58]

Семейные ссоры провоциируют болезни

[2010-07-27 09:24]

Польза свежих овощей и фруктов.

[2010-07-21 12:11]

Хит-парад полезных завтраков.

[2010-06-18 14:36]

Медики работают над новым поколением обезболивающих препаратов

[2010-04-25 14:08]

Гены отца отвечают за пол ребенка

[2010-03-16 08:40]

Мифологический орган: что ты знаешь о печени?

[2010-03-01 08:39]

Масло оливы: целебная сила.

[2010-03-01 08:34]

Остановим глаукому.

[2010-03-01 08:32]

Зимние виды аллергии.

[2010-03-01 08:23]

Эластичный страж нашего здоровья.

[2010-03-01 08:20]

Возрастная катаракта.

[2010-02-23 15:46]

Сперматозоиды ориентируются по запаху

[2010-02-23 15:35]

Комплексы мужчин


ANLAR

Jorge Luis BORGES ( Çeviri Can AKIN)

Apr
19
Eğer yeniden hayata başlayabilseydim;
İkincisinde, daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. 

Dünya bu olaydan danışır..

Fev
3
Qüdsdə, müqəddəs məbədin üzərində görünən cism bütün dünyada yeni bir müzakirə mövzusuna chevrildi...
 

Татуировки на иностранных языках

Перевод наиболее распространенных татуировок-надписей:

Okt
8
«Contra spem spero» — «Без надежды надеюсь». 

В 1924 автомобиль Форда стоил 265$.

İyul
30
Первая кредитная карта была выпущена компанией American Express в 1951 году. 

Любопытные факты о космосе

Fev
24
За последние 500 лет масса Земли увеличилась на миллиард тонн за счет космического вещества. Кстати Земля весит около 600 триллионов тонн.
 

Эйнштейн Альберт

афоризмы, высказывания, цитаты и изречения:

Fev
24
Ты никогда не решишь проблему, если будешь думать так же, как те, кто ее создал
 

Сунь-цзы - афоризмы, высказывания, цитаты и изречения:

Fev
24
Управлять многими — то же, что управлять немногими. Дело в организации. 

ПРОСТО ЛЮБОПЫТНЫЕ ФАКТЫ

Fev
23
Взято из интернета, поэтому поручиться за 100% точность невозможно. Но любопытно. 

Oxumasanız da olar...

Fev
19
Bir hökmdar millətin rahat gediş-gəlişi üçün yol çəkdirir.
Yol hazır olduqda onu xalqın istifadəsinə vermədən öncə, bir yarış keçirilməsini qərar verir.
Bu yarışda arzu edən hər bir kəsin iştirak etmək imkanı vardı. 

Обмен жидкостями

Полгода до первого секса

Noy
30
Хорошо британским ученым. Мы тоже хотим получать гранты на исследования природы поцелуев. И даже готовы сами стать подопытными кроликами (при условии жесткого кастинга "крольчих").
 

МУДРОСТЬ ДРЕВНИХ ЕГИПТЯН

Okt
30
Не передавай учения тому, кто не хочет тебя слушать. (Анхшешонк)
Сердце человека – это дар Бога. Будь осторожен, не отнесись к нему небрежно. (Аменемопе) 

Желание

İyul
29
Пришел как-то к великому суфию Байязиду Бистами один человек и сказал: 

Бегство от смерти

İyul
20
Одному царю приснилось, что пришла его смерть. Во сне он увидел стоящую тень и спросил: 

Друг...

İyul
17
Настоящий друг с тобой, когда ты неправ. Когда ты прав, всякий будет с тобой 

Душа..

İyul
17
«...душа – это Луна. И она имеет недоступную сторону, которую никогда не увидишь с того места, где находишься.» 

Жалость.

İyul
17
Жалость к себе – бездонный колодец, и человек, свалившийся в него, будет падать всю оставшуюся жизнь. 

про одиночсетво...

İyul
17
Одиночество - это когда 200 номеров в сотовом и с десяток пухлых записных, а позвонить некому. 

Скука...

İyul
17
Скука — болезнь счастливых; несчастные никогда не скучают, у них слишком много дел. 

Банальная тема - счастье.

İyul
17
"Счастье - это отсутствие стремления к счастью".
Чжуан-цзы (китайский философ даосист) 

Любить...

İyul
17
Любить - это находить в счастье другого свое собственное счастье. 


A-Blog ↓

 
11px13px15px17px

[2015-07-05 14:26] Главная

50 SORUDA İNOVASYON

Rekabet, iş dünyasının vazgeçilmezi… Ama gün geçtikçe hem rakiplerin sayısı hem de rekabetin dozu gün geçtikçe artıyor. Üstelik, globalleşen dünyada oyun alanınızı saha çizgileriyle belirleme şansınızda yok. Dünyanın dört bir köşesinde rakipleriniz 7 gün 24 saat peşinizde… İşte böyle bir ortamda “Bana ne ben oynamıyorum” diye mızıkçılık yapmanız da mümkün değil.
Bitiş düdüğü çalana dek ter dökmeniz, aksi halde, yedek kulübesinde içinizi çekerek, bu başdöndürücü maça seyirci kalmanız kaçınılmaz.

Bozuk zemin, zorlu hava şartları, takım içi anlaşmazlıklar veye antrenörle aynı dili konuşmamak da işinizi daha da zorlaştırıyor. Peki böyle bir ortamda güçlü olmak ve süresi belli olmayan bir maçta performansınızı artırmak için ne yapmak gerekir? Bu kadar ‘saha içi’ betimlemeden sonra hemen söyleyelim, tek çareniz inavasyon!

Bu konuda her kafadan ayrı bir ses çıksa da şu sıralar popüleritesi tavan yapan inavasyonun tam olarak ne olduğu ve ne işe yaradığı yeterince bilinmiyor. İnovasyon konusunda bugüne kadar sayısız şirkete danışmanlık yapmakla kalmayıp, birikimlerinide kitaplaştıran yönetim danışmanı Yekta Özüer, platin okurları için inavasyon hakkında A’dan Z’ye bilmek isteyeceğiniz herşeyi 50 soruda özetledi. “Benim inavasyonla işim olmaz” ya da “Ben zaten inovatifim” diyenlerin bu yazıyı okumalarına gerek yok, onlar yedek kulübesinde vakit öldürmeye devam edebilirler… 
 
1-İNOVASYON NEDİR? 

İnovasyon (yenilikçi)ile ilgili birçok tanım bulunsa da biz özetle inavasyonu “ürünlerde, hizmetlerde ve süreçlerde katma değer yaratacak değişiklikleri ve yenilikleri gerçekleştirmesi” olarak tanımlıyoruz. 
 
2-İNOVASYON SÖZCÜĞÜ NEREDEN GELİYOR? 
 
İnovasyon sözcüğü İngilizce’deki “innovation” sözcüğünün dilimize geçti. Onun da kökeniLatince’deki “innovatus” kelimesidir. “Innovatus” ise “in” (yani ..’in içine doğru) ve “novus” (yani “yeni”) deyimlerinin birleşmesinde oluşan “Innovareé fiilinin geçmiş zaman halidir (past participle). Özünde “Yenileşmek” anlamını barındırır. ‘Innovation’ terimi İngiltere’de 16. yy’dan itibaren kullanılmaya başlandı. 
 
3-İNOVASYONUN YARATICI DÜŞÜNCENİN FARKI NE?

Burada en önemli nokta, inavasyonun yaratıcı bir fikri üretmenin çok daha ötesinde bir süreci ifade ediyor olmasıdır. İnovasyon içerisinde, orjinallik, farklılık, değişiklik ve yenilik barındırdığı için yaratıcı bir fikirden kaynaklanır. Ancak, burada önemli olan bu yaratıcı fikri yaşama geçirmek, yani ürüne, hizmete ve sürece yansıtabilmek ve de bundan bir kar elde etmek gerekliliğidir. Eğer yaratıcı bir fikir, uygulamaya yansımamışsa, “kar” yani “ticari bir başarı” getirememişse inovasyon olarak kabul edilmemelidir. Yaratıcılık ve inovasyon arasındaki en önemli farklılık budur. 
 
4-İNOVASYON MU YOKSA YENİLİKÇİLİK Mİ? 
 
“İnovasyon” ile “yenilikçilik” aynı kavramı ifade ediyor. İnovasyonu savunanlar “yenilikçilik” ifadesinin karlılık ve ticari başarı getirmeyi barındırmadığını, bu nedenle kavramı tam olarak yansıtmadığını belirtiyor. Geçtiğimiz yıl, Türk Dil Kurumu da “innovation”ın kök anlamını direkt olarak daha iyi yansıttığını düşünerek “yenileşim” sözcüğünü önerdi. 
 
5-İNOVASYONLA İCAT AYNI ŞEY MİDİR ? 
 
Hayır. Burada yine yaratıcılık-inovasyon çelişkisine benzer bir durum karşımıza çıkıyor. Tarih boyunca birçok icat ürüne ya da hizmete dönüşemeden yok olup gitmiştir. Bunun temel sebeplerinden biri patentli her icadın aslında insanlara bir yarar getiremediği, dolayısı ile kuruma inovasyonun temel şartı olan “katma değeri” , ticari başarıyı getiremediği gerçeğidir. İnovasyonda hedefimiz sadece keşfedilmemiş olanı bulmak (icat etmek) değil, bundan bir fayda da sağlayabilmektir. 
 
6-İNOVASYON SÜRECİ HANGİ AŞAMALARDAN OLUŞUYOR? 
 
İnovasyon genellikle dört aşamalı bir süreçten oluşuyor. Problemin/Konunun Tanımlanması, Yaratıcı Fikirlerin Değerlendirilmesi ve Seçilmesi, Projelendirme ve Uygulamaya Geçirme (Firmada Yaygınlaştırma veya Müşteriye Sunma). 
 
7-BU AŞAMALARDA ÖZET OLARAK NELER YAPMAK GEREKİYOR? 
 
Problemin tanımlanma aşamasında, ele alacağnız konuyu çok iyi tespit etmek gerekiyor. Eğer bu klasik tanımıyla, örneğin ürünün fazla büyük olması, hizmetin yavaş olması, ürünle/hizmetle ilgili bir kalite sorunu, süreçlerde üretim süresinin uzunluğu, işçilik maliyetlerinin yüksekliği, kayıp oranlarının yüksekliği vb. konunun kök nedeninin çok iyi irdelenmesi bu aşamada yapılır. ‘Yaratıcı Fikirlerin ve Çözümlerin Oluşturulması’ aşamasında belirlenen konu/problem üzerinde dışa doğru serbestçe ve engellenmeden düşünerek olabildiğince falza sayıda farklı fikir üretmek gerekiyor. ‘Fikirlerin Değerlendirilmesi ve Seçilmesi’ aşamasında ise ortaya atılan fikirler, bu sefer daha mantıklı ve eleştirel bir gözle irdelenir, aksaklıkları bulunur, yine de yaşatılmaya çalışılır. Fikirlerin değerlendirme kriterleri gerek ele alınan ürün, hizmet veya sürecin özelliğine, gerek kurum kültürüne, gerekse inovasyonun sunulacağı kitlenin (örneğin müşterilerin) karakteristiğine göre, yani farklı durumlarda farklı şekilde belirlemek gereklidir. ‘Projelendirme ve Uygulamaya Geçirme (Firmada Yaygınlaştırma veya Müşteriye Sunma)’ aşamasında, firmanın projelendirme sürecini ne kadar iyi koordine edebildiği, zaman, önceliklendirme, ekip çalışması ve müşteri ilişkileri konularında ne kadar yetkin olduğı gibi özellikle oparasyonel mükemmeliyet konuları bu aşamadaki başarıyı etkiliyor. 
 
8-HERKES YARATICI OLABİLİR Mİ? 
 
Evet. Zannedilenin aksine kısmen doğuştan gelen kimi yetiler önemli rol oynasa da yaratıcılık üzerinde çalışılarak geliştirilen bir yetenektir. Yaratıcıl kişinin genetik yatkınlığına ek olarak farklı bakış açıları kazanarak, değişik perpektiflerle bakma egzersizleri yaparak, ya da bazı teknikleri kullanarak geliştirebileceği bir yetkinlik. Elbette, yaratıcı fikrini yenilikçi bir ürün, hizmet veya sürece dönüştürülebilmesi için azim, kararlılık, projelendirilme, ikna gibi başka yeteneklerin de devrye girmesi gerekiyor. 
 
9-HERKES YENİLİKÇİ OLABİLİR Mİ? 
 
Kendi kendimize koyduğumuz zihni sınırlamaları aşan herkes yenilikçi olabilir. Yeter ki bu konuda kendine olan inancını, azmini, çabasını yitirmesin. Fikirlert iyi bir ürüne, hizmete veya prosese dönüşmeleri sürecinde genellikle birçok zorlukla karşılaştıkları için burada kişilerin veya kurumlarun girişimcilik, planlama ve pazarı iyi hissedebilme yetenekleri de ön plana çıkmaktadır. Her iyi fikir kar getirmeyeceği gibi böyle olanlar dahi bir yatırıma, sabra ve desteğe ihtiyaç duyarlar. Özetle, herkes yenilikçi olabilir… Ama uğraşır, çabalar, bilgi donanımını geliştirir, planlar, akıllıca sabrederse. 
 
10-PEKİ ÇOCUKLAR DA YENİLİKÇİ MİDİR? 
 
Araştırmalara göre çocuklar (çok detaylı bir zihni süreci kısaca özetlerse; algılama, düşünme ve karar vermelerini sağlayan beyinlerindeki nöral yapılar henüz şekillenmedikleri için) büyüklere göre daha yaratıcı olabilme potansiyeline sahiptirler. Diğer yandan, bizler çocuklarımız yetiştirirken onların orjinal fikir geliştirmeleri, varsayımları sorgulamalrı, farklı görüşleri ortaya koyabilmelerini değil, tam tersine koyamamalarını sağlamaya çalışıyoruz. Bir anlamda çocukların yaratıcı zihinlerini (genelliklede kendi şablonlarımıza uymaları için)kısıtlayarak onları yetiştiriyoruz. Dolayısıyla çocuklarımızı yetiştiriş biçimimiz onların bir ömür boyunca ne kadar yaratıcı birer birey olabilmelerini etkiliyor. 
 
11-ÇOCUKLARIN YARATICILIĞINI GELİŞTİRMEK İÇİN NE YAPABİLİRİZ? 
 
En önemli konu onları düşünme potansiyeli olan birer birey gibi algılamamız, daha da önemlisi onların kendini bu şekilde algılayabilmelerini sağlamamız. Birçoğumuz onların olaylara, kişilere, hatta bizlere bakışlarını standartlaştırması çabası içindeyiz ve bu çocukların zihinlerinin yaratıcı bir perspektifle gelişmeleri önündeki en önemli engel. Çocukların varsayımları sorgulayıcı bir zihni modelleri var ve bunu öldürmemiz gerekli. Poloroid fotoğraf makinesinin mucidi Edwin Land 1943 yılında küçük kızı Jennifer ile birlikte çektirdikleri bir aile küçük kızının çekimin hemen ardından görmek istemesi ve bu konuda ısrar etmesi sonucunda fotoğrafı çeker çekmez tab edip sunabilen fotoğraf makinesi konseptini geliştirdi. Biz büyükler için fotoğraf çekildikten sonra tüm film bitene kadar beklemek, fotoğrafçıya götürüp tab edilmesi için ayrıca beklemek normal gözükse de 3 yaşındaki kızına bu durum garip gelmişti. Eğer Land kızına garip gelen bu süreci sorgulamasaydı bu yenilikçi ürünü üretemeyecekti! 
 
12-BU KONUDA YARATABİLECEĞİMİZ KAYNAKLAR VAR MI? 
 
Bu konuda son yıllarda anne-baba ve eğitimcilerin yararlanabileceği bazı kaynaklar oluştu. İlk aklıma gelenler Kök Yayınları’nın ve Ya-Pa Yayınları’nın kitapları ve egzersiz kitapçıkları. Ayrıca, değerli uzman Sayın Şirin Elçi ve arkadaşlarının çocuklar için hazırlamış olduğu “Çocuklar İçin İnovasyon: Eski Köye Yeni Adet Getirin” adlı bir kitabı var. 
 
13-YENİLİKÇİ [İNOVATİF] KİŞİLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ VAR MIDIR?
 
 jeux gratuie Tam tamına herkes için birebir örtüşmese de genel anlamda ortak olan birçok özellik var. Bu kişilerin özellikle karmaşık düşünebilen, soyut düşünebilme becerileri olan çelişkilerle baş edebilen, esnek, geniş perspektife sahip kişiler olduğu biliniyor. Ancak, tüm bunların üstünde çok önemli birkaç özellik bizim danışmanlık çalışmalarımızda ve çalıştaylarımızda firma çalışanlarının arasından inovasyon yetkinliğinde ileri olanları ayırt etmemizi sağladı… Bunları şu maddelerle sıralamak mümkün: Meraklı olmak: Kişinin çevresine, olaylara duyarlı olması, araştırmacı bir ruha sahip olması ve içten gelen bir merak duygusunu hissetmesi hem fikir geliştirme hem de fikri yaşama geçirebilme becerisini inanılmaz etkiliyor. Varsayımları sorgulayabilmek: Herkesin baktığı perspektifin dışına çıkabilmeyi beraberinde getiriyor. Marcel Proust’un bunu vurgulayan “buluşun gerçek yolculuğu, yeni diyarlar arayarak değil, farklı gözle bakarak gerçekleşir” diye güzel bir sözü var. Cesaret, risk alabilmek ve kararlılık: Unutmamak lazımki her inovasyon mevcut düşünme sistemini ve alışkanlıkları zorlayan bir süreç. Tıpkı bağışıklık sistemimizin mikroplara reaksiyon gösterdiği gibi toplum, firma, yöneticiler, iş arkadaşlarımız, müşteriler, hatta kendimiz tarafından bile önce dirençle karşılanır. Eğer kişi yeterince cesur, risk alabilen ve fikri savunabilmek için direnebilen, dayanabilen bir kişi değilse de fikir genellikle iyi bir fikir olsa da heba olabilir. 
 
14-İNOVASYON SADECE GELİŞMİŞ ÜLKELERİN SAHİP OLDUĞU BİR LÜKS MÜDÜR? 
 
Gelişmiş ülkelerin bu alanda hem avantajı hem de dezavantajı var. Belli bir altyapı ve maliyet gerektiren inovasyon için gerekli bütçeyi ayırabilecek ülkelerin sayısı kısıtlı. Ayrıca, ileri ülkler mevcut teknolojik ve sermaye birikimlerini ileriye dönük olarak diğer ülkeler için giriş bariyeri olarak kullanıyorlar, pastayı kendilerinde tutuyorlar. Diğer yandan, ileride olan genellikle rehavete kapılabiliyor. Geçmiş ve mevcut başarı yüksek yapılar -ki buna ülkeler ve insanların bizzat kendileri de dahildir- yeni atılımlar konusunda isteksiz ve statükoyu koruyucu davranabiliyorlar. Yüksek işgücü maliyetleri de firmaların ürün geliştirme süreçlerimi gelişmekte olan ülkelere kaydırıyor. Ayrıca, ABD, Avrupa ve Japonya son yıllarda başta Hindistan, Çin, Kore gibi ülkelerden çok daha sert tehditler almaya başladı. Burada en önemli konu bence eğitilmiş iş gücü ile üklenin inovasyon konusunda ne kadar istekli ve azimli olduğudur. 
 
15-TÜRKİYE’NİN İNOVASYONDA DURUMU NEDİR? 
 
Her ne kadar son yıllarda eskisine göre Tersine Beyin Göçü projesi, arttırılan Ar-Ge teşvikleri, İnovasyon Girişimi’nin kurulması, firmaların bu konuya olan duyarlılığın artması gibi dinamiklerin yardımıyla ülkemizde de bu konuda kımıldama olsa da inovasyon konusunda yaptıklarımız henüz çok yetersiz kalıyor. Batı’da çalışanlar ve onları koruyan sisteme çok katı. ABD ve Avrupa mavi yakası ve beyaz yakası ile karşılaştırıldığında Türk insanı çok daha çalışkan, üretken ve esnek. Hem maliyet, hem çalışan yetkinliği, hem de mesafe yakınlığı gibi nedenlerle son 4 yıldır ülkemizi özellikle otomotiv sektöründe çok uluslu firmaların genel merkezlerinden birçok proje geldi. Ford Otosan, Oyak Renault, Tofaş, Mercedes-Benz Türk A.Ş gibi otomotiv firmalarımızdaki son yıllarda gerçekleşen istihdam artışının en temel nedeni bu dinamiktir. 
 
16-İNOVASYONLA HIZLI GELİŞEN ÜLKELERİN TEHDİDİNİ DENGELEYEBİLİR MİYİZ? 
 
Türkiye’nin inovasyona ihtiyacı sadece rakiplerinin ucuz işgücünü dengeleyebilmkele değil, daha da kötüsü yaşayabilmesi ile ilgili. Çünkü bu ülkeler inovasyonda ciddi bir atılım içersindeler. Ülkemizde birçok kişi Hindistan’ı, Çin’i sadece ucuz iş gücü merkezi olarak görüyor ama gelen tehdit inanılmaz yüksek ve inovasyona yönelik. Çin üretim kalitesini ve teknolojisini çok hızlı oranda yükseltiyor. Çin’in teknolojik ve inovatif tehdit olmasına az kaldı. İşin ilginci, hükümetleri yabancı sermayeye bir taraftan çok cazip olanaklar sunuyor. Diğer bir taraftan da onların Çin’e teknoloyi getirmesini şart koşuyor. Çin bugün nano teknoloji yatırımlarında en hızlı gelişmeyi kaydeden ülke konumunda. Dünyada nano teknoloji yatırımları toplamı 2006 yılında 12.4 milyar dolardı. Bu yatırımlarda en büyük pay ABD’nin olmakla birlikte yatırım hızını en fazla arttıran ülke Çin olduğu gibi, satın alma gücü paritesi ayarlaması sonrası Çin dünyada bu alanda yatırım konusunda Japonya ve Almanya’yı sollayarak 2′inci sıraya yerleşti. Sadece yatırımda değil, nano teknoloji üzerine yapılan yayınlarda da şu anda 2′inci sırada. Patent sayılarında da hızlı bir artış var. Bu alanda benzer bir yükseliş Kore’de de gözleniyor. 
 
17-İNOVASYON NEDEN ÖNEMLİDİR VE GEREKLİDİR? 
 
Gelişme ve ilerlemenin hızlı ve sürekli olduğu dünyamızda gündemi takip edebilmek ve yaşama ayak uydurup yerimizi koruyabilmek için inovasyon önemli ve gerekli. Bu bağlamda, inovasyon çok daha az kaynak, emek ve efor sarf ederek, çok daha fazlasını edinebilmenin en önemli yolu. Bunu biz yapmazsak, başkaları mutlaka yapacak, ki zaten yapıyorlar. 
 
18-İNOVASYONDA İSTEK VE AZİM NEDEN KRİTİK? 
 
En zor işlerden biri ‘Çarpıcı İnovasyon’ yapabilmek… Çarpıcı İnovasyon dünyada o güne kadar kimsenin düşünemedeği, uygulayamadığu bir şeyi başarıyla ve (tüketici alışkanlıkları, yerleşmiş yargılar, yönetim engellemesi gibi) yine tüm mevcut zihni engellere rağmen gerçekleştiriyor olmanız demek. Bu yarış bir marotondur ve vazgeçmeyen, inanan, pes etmeyen, sürekli daha iyisini deneyen kazanıyor. 
 
19-YARATICI FİKİRLER NEREDE GELİŞTİRİLEBİLİR? 
 
Her yerde! Fikir geliştirmeyi sadece ofisinize, mesai saatleri içine sıkıştırmayın. Fikir geliştirme bizler için artık bir yaşam biçimi bir alışkanlık olmalı. Zaten ilginçtir, yaratıcı fikirler insanın aklına konu ile ilgili düşünmedği zamanlarda daha etkin gelebilmektedir. Çünkü rahatladığımız anlarda, yani zihnimizin, Alfa modunda, yaratıcı kıvılcımları oluşturan beynimizdeki nöral bağlantılar kontrollümüz dışında birbirleriyle bir çok gelişigüzel bağlantı kurmakta sonra tekrar ayrılmaktadır. İlham gelmesi aslında böyle bir sürecin sonucudur ve bağlantı yapılabilecek mevcut bir problemin, algının ve daha da önemlisi bilginin (yani hammaddenin) varlığını gerektirir. İlham boş ve gözlemci olmayan beyinlere gelmez. Lois Pasteur’ün dediği gibi “şans(burada yaratıcı fikir) sadece hazırlıklı zihne isabet eder”. 
 
20-BASİT BİR İNOVASYON TEKNİĞİ OLARAK ‘BEYİN FIRTINASI’ NEDİR? 
 
Beyin fırtınası beynin özellikle beynin sezgisel, birleştirici, iletişimsel sağ bölümünden ve katılımcıların birbirleriyle etkileşiminden daha da fazla yararlanan, basit bir sistematik düşünme metodudur. Zihni kalıplarımızın dışına çıkabilmemiz kendi başımıza kolay olmadığı için başka kişilerin fikirlerinden de bir uyarıcı, tetikleyici olarak yararlanmamızı sağlar. Bu nedenle de bireysel yaratıcı düşünme tekniklerinden daha etkilidir. 
 
21-BEYİN FIRTINLARI’NIN BAŞARILI OLMASI İÇİN NELERE DİKKAT ADİLMELİ? 
 
Toplantının başında konuyu çok iyi tanımlayın. Gerekirse detaylar hakkında geniş bilgi verin, hizmetin/sürecin elementlerini/parçalarını sıralayın. Konusu net belirlenmeyen Beyin Fırtınası oturumları çok zaman kaybedilmesine rağmen konu için işe yarayacak iyi fikirlerin çıkmasını zorlaştırıyor. Oturumlara olabildiğince fazla sayıda fikir üretmeyi hedefleyin. Çıkan fikirlerin mantıklı, uygulanabilir veya kaliteli olması gerekmez. Toplam çıkan bir fikir sayısı için alt sınır rakamı belirleyin. Bu, performansı yukarı doğru çekebilir. Belirtilen kavramlardan veya fikirlerden yola çıkarak yeni fikir ve kavramların ortaya atılmasına olanak tanıyın. Fikirlerin çıkma aşamasında yargılanmasında ve değerlendirilmesine izin vermeyin. Bu, Beyin Fırtınası oturumlarının başarısı için en önemli unsurdur. Ortaya atılan fikirlerin kişilerin kendileri tarafından sahiplenilmesine ve daha sonraki süreçlerde tercih edilmesine olanak tanımayın. Buna dikkat edilmezse, Beyin Fırtınası oturumları kişilik savaşına dönüşüyor. Grup çalışmasını takip eden 1-2 gün içerisindeki beyin üretimlerinden de yararlanın. Oturumlarda bireylerin alacakları stimulasyonları (uyarıları) olabildiğince artırın. Türk insanı görsel uyarılardan çok etkileniyor ve böyle ortamlarda fikir geliştirme potansiyeli artıyor. 
 
22-İNOVASYONDA ŞANSIN ROLÜ NE? 
 
Yaratıcı bir fikir genellikle zihnin daha önce ulaşamadığı bir zihni bağlantıya ulaşması veya daha önce kurulmamış bir bağlantıyı kurmasıyla ortaya çıkıyor. Burada, doğal olarak tesadüflere de yer veriliyor. Örneğin, poşet çay 1904 yılında Thomaz Sullivan tarafından, patates cipsi de 1853 yılında George Crum tarafından yüzeylerin kir tutmalarını engelleyen Scotchguard ise 1952 yılında 3M araştırmacısı Patsy Sherman tarafından yanlışlıkla bulunmuş ürünlerdir. Ancak, inovasyonda esas önemli olan parlak bir fikri düşünebilmekten daha çok onu ticari ve başarılı bir ürün, hizmet veya sürece dönüştürebilmek. Thomaz A. Edison dünyanın 2′inci en fazla patent sahibi kişisidir (sıralamada birinci kişi Japon Dr. Yashiro Nakamatsu). Ancak, inovasyona dönüşmüş icatlarının birçoğu orijinalinde kendi fikri değildir. Joseph Swan adlı bir İngiliz bilim adamınındır. Ancak, uzun denemeler ve geliştirmeler sonucunda onu ticari olarak satılabilir haline Edison getirmiş, başkalarının zorlandığı inovasyon sürecini iyi yönetebilmiş ve ürün üzerinden ciddi de bir gelir elde etmiştir. Özetle, yaratıcı bir fikri şansın yardımıyla buluyor olabilirsiniz. Ancak, bunun inovasyona dönüşmesi çaba, emek, bilgi, cesaret ve süreç yönetimi gerektirir ki burada şanstan daha çok daha fazlası gerekir. 
 
23-ÇIKAN FİKİRLERİN BAŞARI ŞANSINI YÜKSELTMEK VE BÜYÜK İNOVASYON YATIRIMINIZIN GERİ DÖNÜŞÜNÜ GARANTİ ALTINA ALMAK İÇİN NE YAPILABİLİR?
 
 Sektörler arası doğru ilişkilendirmeleri yaparak, ister süreç, ister ürün veya hizmet olsun inovasyonda doğru yönde yatırım yapmak, projeyi tesadüflerin insafına bırakmamak mümkün. Bu Metodlojimize Sistematik İnovasyon yaklaşımı diyoruz ve Pamp;G, Ford gibi büyük firmalar yurtdışı ortağım aracılığıyla bu yaklaşımı kullanıyor, inovasyonu şansa bırakmıyorlar. 
 
24-İNOVASYON AR-GE VE ÜR-GE’NİN [ÜRÜN GELİŞTİRME] Mİ YOKSA TÜM ÇALIŞANLARIN GÖREVİ MİDİR? 
 
Birçok farklı departman ve farklı görüşteki kişinin varlığı kurum için çok ciddi bir zenginlik aslında. “Akıllı adam aklını kullanır” sözünü unutmamak gerekli. Özetle, bu herkesin görevidir. 
 
25-İNOVASYON GİRİŞİMİNİ KİMLER TETİKLEYEBİLİR? 
 
En önemli etken, elbetteki üst yönetim ve patron. İnovasyon Yönetimi özünde bir Değişim Yönetimi’dir. Bu da, kişilerin konfor alanını, alışkanlıklarını, hatta endişe ve korkularını zorlar. Bu tür ortamlarda da bazen çok açık, genellikle de gizli bir muhalefet oluşuyor. Ama, fikirlere, ama uygulamalara, ama bunların getirdiği kurumun yapısnındaki değişikliklere. Hatta, bazen toplantıda herkesin mutakabat sağladığı bir konuda bile bir türlü ilerlenemiyor. Bu nedenle, inovasyon girişiminin tepeden yönlendirilmesi ideal durumdur. 
 
26-İNOVASYON TABANA DOĞRU NASIL YAYGINLAŞTIRILIR? 
 
İnovasyonun tabana doğru yaygınlaşması için: İnovasyon hakkındaki ve zihni farkındalığın tüm çalışanlar nezdinde yaygınlaştırılması daha yaratıcı düşünebilmek için en azından temel yaratıcı düşünme tekniklerinin tüm çalışanlarca bilinmesi. Fikirlerin inovasyona dönüşmesindeki (zihni veya kurumsal) potansiyel engellerin neler olabildiğinin farkında olunması güven veren ve iyi işleyen yaygın bir Öneri Sistemi’nin varlığı (tercihen) her çalışanın yıllık minimum yenilikçi fikir üretme hedefinin olması üst yönetimin bu konuyu (sözden çok icraatla) öncelikli hedefi haline getirmesi ve taahhüdünü açık açık göstermesi gereklidir. 
 
27-ÖNERİ SİSTEMLERİ NASIL BAŞARIYA ULAŞTIRILABİLİR? 
 
Öneri sistemlerinin başarılı olabilmesi için, dünyada kabul gören ve hepsinin de sağlanması gereken 4 önemli başarı kriteri var. Bunları sırasıyla yönetimin desteği (management support), programın sağlıklı yapısı (program structure), şeffaflık ve yaygınlık (program visibility), takdir ve ödüllendirme (recognition and rewarding). Bu çerçeve kriterler pratik uygulamalarla desteklendiğinde başarı daha kolay elde edilebiliyor. Bunlar için çalışanların mutlaka sisteme “güven” duymalarını sağlayın. Farklı bölüm ve disiplerden kişilerin bir araya gelmesini ve öneri sistemine sistemin en kenarında kalmış bireyler de dahil (örneğin satış elemanları, plasiyerler, güvenlik görevlileri, hatta çaycı) herkesçe katılımını teşvik edin. Çalışanların diğer bölümlerin işlerini ve birbirlerine etkilerini iyi bilmeleri öneri sistemlerinin verimliğini artırıyor. Değerlendirmede de yaratıcı davranın: Mahsurları olan bir fikri öldürmeden onun yaratıcı özünden yararlanarak gelişmesine inovasyona dönüşmesine yardımcı olun. Gerekirse firma içerisinde, tercihen gönüllü firma çalışanlarından oluşan inovasyon ya da öneri sistemi danışmanları ekibi oluşturun. Bu kişiler öneri verecek kişilerin ve henüz olgunlaşmamış fikirlerin sorunlarının çözülmesine yakın iletişimle çözüm getirsinler. 
 
28-ÜLKEMİZDE BİRÇOK ÖNERİ SİSTEMİ NEDEN BAŞARISIZ OLUYOR? 
 
En önemli sorun zaman içinde öneri sitemine olan güvenin azalması. Hızlı bir giriş yapılıp arkası getirilemeyince, başarılı sonuçlar ortaya konulamayınca kişilerin sisteme güveni azalıyor. Güven azaldıkça verilen öneri sayısı düşüyor ve sistem bir kısır döngüye girerek çöküyor. Özellikle büyük firmalarda firma çalışanları sadece iş süreçlerinin sadece kendi bölümüyle ilgili kısımlarını bildikleri için hem öneriyi bütünleştirebilecek hem de konunun diğer bölümleri nasıl etkileyeceği konusunda vizyon eksiklikleri oluyor. Ödüllendirme mekanizması da firma kültürüne çalışanlarda manevi ödüllendirme işe yararken yönetimin üst kademelerine doğru çıktıkça bu etkili olmayabiliyor. Sistem tamamen maddi ödüllendirmeye dayandığı durumlarda ise bazen herkes normal işlerini aksatarak fikir bulma peşinde koşabiliyor ki bu da amirleriyle çatışmalarına neden olabiliyor. 
 
30-İNOVASYON BİR EKİP İŞİ MİDİR YOKSA BİREYSEL BİR İŞ MİDİR? 
 
Eğer inovasyonun bir süreç olduğunu fark edersek hem de bir ekip işi hem de bireysel inisiyatif gerektiren bir süreç olduğunun farkına varırız. Fikrin ilk ortaya çıkışı grup çalışmasında bile olsa biraz bireysel bir tavır ancak bundan sonrası tam bir ekip çalışmasını gerektiriyor. Süreç zorlu ve mevcut (toplumsal, firma içi, müşteri algılaması bazında vs.) paradigmalara karşı ve sorgulayıcı olduğu için belli aşamalara bölünüp yükün belli sorumluluklarla farklı kişilerin görevi paylaşımlarıyla yapılmasında yarar var. 
 
31-İNOVASYONDA İNSİYATİF ÖNEMLİ BİR ETKEN MİDİR? 
 
Evet. İnsiyatif olmadan inovasyon olmaz. Burada zaten yeni bir şey yapmanız, mevcudu, hatta, herkese mantıklı geleni sorgulamanız gerekiyor. Bu da ancak gerekirse mantıksız hayaller veya fikirler peşinde koşabilen, yürekli, insiyatif kullanabilen, sorumluluk alabilen bireylerin varlığı sayesinde gerçekleşiyor. 
 
32-TEKNOLOJİ TRANSFERİNİN İNOVASYONDA YERİ NEDİR? 
 
Teknolojiyi transfer etmek (teknolojik lider ile farkın açık olduğu alanlarda) eğer uzun vadede bu alanlarda güçlenmek istiyorsanız başlangıçta kabul edilebilir. Çünkü arayı kısa zamanda başka türlü kapatmanız zor olacaktır. Ancak, burada iki nokta çok önemli: Birincisi bunu sadece seçilmiş sektörlerde yapmanız gerekli. Her sektörde birden aynı çabayı gösterirseniz kaynaklarınızı ve zamanınızı heba edersiniz. İkincisi, teknoloji transferinin geçici bir çözüm olduğu unutulmamalı ve işin kalbine, yani know-how’a sahip olmaya yönelinmelidir. 
 
33-İNOVASYONDA BAŞARI İÇİN NELER GEREKLİ? 
 
İnovasyon ancak; üst yönetimce inançla sahipleniyor ve ödüllendiriliyorsa, tüm firma katmanları tarafından paylaşılan ve uygulanan bir stratejiye sahipse, firma çalışanlarının enerjileri iç firmayı ileriye ileriye götürecek fırsatlara yöneliyorsa, firma içi iletişim güvene dayalı ve açıksa, değişik teknikler biliniyorsa, inovasyonun zorlu bir maroton olduğu herkesçe biliniyor ve moral çöküşü yaşanmıyorsa firma bu konuda hem çalışanlarıyla hem de diğer değer ortaklarıyla başarıyı ve karı paylaşmayı bilebiliyorsa başarılı olabilir. 
 
34-İNOVASYON ÖLÇÜLEBİLİR BİR ŞEY MİDİR? 
 
Biraz zor olmakla beraber evet. Elimizdeki en somut ve maalesef tek ölçülebilir şey patent sayıları. Şöyle bir genel bakışta en çok patent sahibi ülke ABD, bu durumu ayrılan bütçe ve destek rakamları da destekleyince doğal olarak en inovatif ülke olarak ABD karşımıza çıkıyor. 
 
35-İNOVASYON HER SEKTÖRDE AYNI ŞEKİLDE UYGULANABİLİR Mİ? 
 
Her sektörün kendine has dinamikleri ve özellikleri var. Kimi sektörlerde (örneğin cep telefonunda, televizyonda, ilaçta, nano teknolojide) inovasyon çok hızlı bir tempoda ve sık aralıklarla oluyorken bazı sektörlerde bu süreç daha yavaş işliyor. 36-SÜRDÜRÜLEBİLEN İNOVASYONUN ÖNEMİ NEDİR? Dışa bağımlılığı azaltmak için sürdürülebilir inovasyona gereksinimimiz şart. Günümüzde artık sömürgecilik alenen yapılmıyor, ticaret yoluyla, know-how yoluyla ve de inovasyon aracılığıyla yapılıyor. 
 
37-ÜLKEMİZ KOŞULLARINDA FARKLILAŞTIRICI İNOVASYONUN YOLU NEREDEN GEÇİYOR? 
 
Rahatlıkla kullanabileceğimiz, ülkemizdeki yerel ve kültürel değerler ön plana çıkarılmalı. Uluslar arası piyasada her ne kadar globalleşmeden bahsedilse de aslında bir yandan da yerel kültürlerin uluslar arası alanda pazarlanması da söz konusu. Gıda sektöründen örnek verirsek; bizim ülkemizde kurutma besin saklama geleneği var. Bir çok ürünü, tarhanasından domatesine, inicirinden, elmasına her şeyi kurutuyoruz. Bu konu inovasyona hem farklılaşma hem de rekabet avantajı açısından oldukça müsait. Dünya genelinde çok bakir bir alan bu, besinlerin bozulmadan saklanabilmesi için alternatif kurutma, soğutmaya nazaran da oldukça avantajlı bunu askeri teknoloji de bile bir ürün olarak düşünmek mümkün. Bu ise küresel ısınmanın ve gıda sıkıntısının gündemde olduğu bu dönemde, bu alan çok ciddi bir pazar büyüklüğü oluşturuyor. 
 
38-ÇOK İYİ BİR FİKRİM VAR BUNU İNOVASYONA DÖNÜŞTÜREBİLMEK İÇİN NE YAPMALIYIM? 
 
Öncelikle yapabiliyorsanız projelendirin. Yani en azından bir çerçeveye oturtun, fizibilite analizini yapın. Çünkü bir çok fikir özünde yaratıcı ama kar potansiyeli düşük olabiliyor. Bu nedenle, sektörü iyi bilen, ama güvenebileceğimiz bir kişiyle fikrin yaşama geçirilmesi için gerçekçi proje analizleri yapın. Yeni çıkan her fikir beraberinde mutlaka en az bir sorunu da beraberinde getiriyor. Her çözümün en az bir olumsuz yan etkisi olacaktır. Birçok kişi hatta açık görüşlü olduğuna inanan yöneticiler ise inovasyon sürecinde sadece bu soruna odaklanarak fikrin içindeki cevheri kaçırıyor ve fikri öldürüyor. Sonrasında fikrin mülkiyet haklarının edinilmesinde yarar var. Bu fikri gerçekleştirebilme potansiyeli olan bir firma ile gizlilik sözleşmesi imzalayarak sürece onu da dahil etmek de mümkün olabilir. Yaratıcı fikri inovasyona dönüştürmek çok zorlu ve maliyetli bir süreç olduğu için fikirden direkt kar elde edebilecek bir firma bu süreci rasyonelleştirebilir ve kolaylaştırabilir. Diğer yandan, gizlilik sözleşmesine rağmen burada en önemli konu ilgili firmaya bu konuyu açabilecek derecede güvenip güvenmediğiniz. Güvenmiyorsanız fikrin alınması riski yüksek olabilir. 
 
39-YARATICI BİR FİKRİN İNOVASYONA DÖNÜŞMESİNİ ENGELLEYEBİLECEK FAKTÖRLER NELERDİR? 
 
Bunlar arasında projenin maliyetinin yüksekliği, bütçe yetersizliği, rakibin benzer bir hizmeti yıllar önce denemiş olması ve başarısızlığı, çok uluslu firmanın başka ülkelerdeki iştiraklerinin bu fikri uyguladığında başarısız olmuş olmaları fikrin marka imajını zorlayacak olması, fikir ile ilgili patentin daha önce alınmış olması (bu bir engel olmayabilir, çünkü patent sorun aşmak genellikle mümkün olabiliyor)., fikrin firma ve pazarlama stratejilerine ters düşmesi, dış müşterilerin veya firma çalışanlarının fikri benimsenmeyeceği düşüncesi gibi birçok endişe fikrin öldürülmesine enden olabilir. 
 
40-PATENT BİLGİLERİNE NASIL ULAŞABİLİRİM? 
 
Ülkemizde patentlerle ilgili en iyi bilgiyi Türk Patent Enstitüsü’nün websitesi olan http://www.turkpatent.gov.tr’dan/ edinebilirsiniz. Ayrıca, ep.espacenet.com, www.uspto.gov/patft/index.html, http://www.freepatenetsonline.com/, websiteleri dünyadaki en geniş ve en önemli patent veri bankaları ve herkes tarafından erişilebiliyor. İlki Avrupa Patent Ofisi’nin resmi web sayfası patentler hakkında bilgileri edinebilirsiniz. İkincisi ise ABD Patent ve Marka Ofisi’nin (US Patent amp;Trademark Office) ve ABD bazlı patentler için en geniş veri bankasını sunuyor. 
 
41-BULDUĞUM FİKRİN PATENTİ ALINMIŞSA YİNE DE KENDİ PATENTİMİ ALABİLİR MİYİM? 
 
Bu özellikle şu anda yenilikçilik konusunda atılım yapmakta olan birçok kurumun karşılaştığı önemli bir sorun. Çünkü, birçok sektörde patenti ilk alan kendisinin fikirden yararlanması isteği kadar diğer kurumların bu fikirden yararlanmaması amacıyla patent alıyor. Yine de eğer patent çok ustaca alınmamışsa (ki patent metninde mutlaka açıklar olabiliyor) kendi patentinizi almak mümkün olabiliyor. 
 
42-FİRMA YÖNETİCİLERİ VE ÇALIŞANLARI NELER YAPMALI? 
 
Firma içerisinde mutlaka ödüllendirme, teşvik mekanizması olmalı ve inovasyon iklimi oluşturulmalıdır. Örneğin, çıkan fikirlerin acımasızca öldürülmeden önce yaşatılması için, eksiklerinin giderilmesi için uğraşılması gerektiğinin bilincinin yaygınlaştırılması gerekli. Özünde en önemli konular ise: Üst yönetimin bu konuda taahhüdünün ciddi ve sürekli olduğunu tüm çalışanlara hissettirmesi, firma içinde inovasyonun öncelikli bir konu olduğunu hem gündemleri, hem performans değerlendirme süreci ve hedef verilmesi açısından, hem de ödüllendirme sistemleriyle desteklemeleri, firma çalışanlarına bu konuda perspektif vermeleridir. 
 
43-BUNUN KATEGORİLERİ VAR MI? 
 
İnovasyon genellikle iki kategoriye ayrılıyor. Ülkemizde “Artımsal İnovasyon” diye bilinen, İngilizcesi de “Incremental Innovation” olan kategori ürün, hizmet veya sürecin toplam katma değerinde birden ve çok çarpıcı bir artışı değil, yüzde 1, yüzde 3 seviyelerinde bir artışı ifade ediyor. Şu anda, dünyada yapılmış ve yapılmakta olan inovasyonlar oluşturuyor. Diğer kategori olan “Çarpıcı (Radikal) İnovasyon” ise gerçekleştirmesi son derece zor bir kategori. Çarpıcı İnovasyon’lar katma değerde önemli artışları beraberinde getirebilmek için yeryüzündeki 6.5 milyar kişinin (ve daha önce yaşamış kişilerin) düşünemedikleri, uygulayamadıkları bir farklılığı yaşama geçirmenizi ve bundan çok ciddi kar elde etmeniz gerektiği anlamına geliyor. Jet motorları, transistörler, cep telefonları, internet, deterjansız çamaşır makineleri, flotal camları ortaya çıktıları dönemlerin çarpıcı inovasyon örnekleri olarak belirtebiliriz. 
 
44-HANGİ TÜR İNOVASYONU BAŞARMAK DAHA ZOR? 
 
Çarpıcı inovasyonu gerçekleştirebilmek diğerine göre kesinlikle ve kesinlikle çok daha zor. İnovasyonda katma değerdeki artış çarpıcı bir fikrin ortaya çıkartılabilmesi ve daha da önemlisi uygulamaya konularak başarılı olabilmesinin zorluğuyla doğru orantılıdır. 
 
45-SÜREÇ NASIL İŞLİYOR? 
 
Bir fikir ilk konsept aşamalarında ham bir kaynaktır ve işlenmesi gereklidir. Yapılacak çalışmalar sonucunda fikrin eksiklikleri doğurabileceği mahsurlar genellikle Artımsal İnovasyon adımlarıyla çözülmeye çalışılır. İster süreç konusunda iyileştirme, ister ürün veya hizmet olsun lansman sonrasında, yani gerçek uygulamada denenerek olası ufak aksaklıklar da giderilir. Ancak esas sorun bir süre sonra başlıyor. Sürekli sorgulama ve iyileştirmelerle Artımsal İnovasyon başarılarına ulaşsanız bile bir süre sonra tıkanıyorsunuz. Çünkü firmalar farkında değiller ama “sistemlerin doğal limitlerine” ulaşıyorlar. 
 
46-FİRMA DOYGUNLUK AŞAMASINDA İLERLEYEMEZSE NE OLUR? 
 
Eğer çarpıcı inovasyon aşamasına gelmiş ama bir türlü yeni bir sisteme, ürüne, hizmete sıçrayamamışsanız bir süre sonra rakiplerin iyice artması ve fiyat rekabeti nedeniyle toplam katma değeriniz (satürayon aşamasından sonra) düşüşe geçebiliyor. 
 
47-ÇARPICI VE ADIMSAL İNOVASYON AYRIMI UYGULAMADA NET Mİ? 
 
Katma değer olarak ayrım belli ve kategorizasyon yapılırken üzerinde genellikle mütakabat sağlanabiliyor. Ancak ürün, hizmet ve proseslerdeki iyileşme süreçleri iki kategori arasında birbirleriyle çok iç içe geçmiş durumda. Ayrıca, ortaya atılan bu tür radikal fikirlerin uygulamaya geçirilmesinde mutlaka sıkıntılar olduğu için, Çarpıcı İnovasyon yaratacak çok parlak fikir genellikle farklı birçok kişi ve kuruluşun fikre katkıda bulunmasıyla (yani Çarpıcı İnovasyon’un temelindeki fikir üzerine Artırımsal İnovasyon eklemeleriyle) uygulama başarısı elde edilebiliyor. Örneğin, kablolu telefon dünyasında cep telefonu lansmanı özünde çarpıcı bir inovasyon olgusudur. Ancak cep telefonu fikri ve onunla ilgili protokoller uzun yıllar boyunca birçok farklı ülkeden birçok farklı kuruluş ve kişinin Artırımsal İnovasyon türündeki katkısıyla katma değeri yüksek bir ürün haline gelebilmiştir. 
 
48-ÇARPICI İNOVASYONUN PAZAR LİDERİ Mİ GERÇEKLEŞTİRİYOR? 
 
Her zaman değil. Bu aslında tamamen firmanın kültürü ile ilgili bir konu. 3M, Cargill, Du Pont gibi firmalar lideri oldukları sektörlerde birçok Çarpıcı İnovasyon gerçekleştirilebilir. 
 
49-YURTDIŞINDA DURUM NASIL? 
 
Aslında, yurtdışında da durum pek farklı değil. GM, Ford ve Chrysler gibi büyük Amerikan otomotiv devleri (zamanında ellerindeki bol olanaklara rağmen) geçmiş başarılarının da sarhoşluğuyla tüketici eğilimlerindeki değişimleri ve talep farklılaşmasını (örneğin daha az yakıt tüketen araçlara olan potansiyel talebi) fark edememelerinin sıkıntılarını yaşıyorlar. Toyoto, Honda ve Hyundai, sadece uluslararası pazarlarda değil, bizzat ABD içerisindeki Amerikan sanayicilerinş inovasyonları ve uygulama üstünlükleri ile öldürüyorlar. Amerikalı üreticiler hatalarını bir ölçüde anladılar ama bu sefer de maliyet kısmaktan (cost cutting) projelere kaynak bulamıyorlar. 
 
50-ÇARPICI FİKİR MEVCUT İŞİMİZİ, ÜRÜNÜMÜZÜ VEYA HİZMETİMİZİ BALTALARSA NE OLACAK? 
 
Dünya Çarpıcı İnovasyon’un önündeki en önemli engel bu endişedir. Bu nedenle, sektörün mevcut firmaları çarpıcı inovasyon fikirlerine çok tereddütlü yaklaşıyorlar. Deterjansız çamaşır makinası inovasyonları beyaz eşya üreticilerinden önce Sanyo ve Samsung gibi elektronik firmalarından gelmiştir. Poloroid, fotokopi makinası gibi çarpıcı inovasyon örnekleri hep sektör dışından gelmiş, sektörlerin mevcut veya o sektöre yakın olabilecek firmalar bahsettiğimiz endişeler nedeniyle bu fikirleri atlamışlardır. 


Müəllif: (8424)-dəfə oxunub
Çap et   Geri   Yuxari


Facebook Google Favorites.Live BobrDobr Delicious Twitter Propeller Diigo Yahoo Memori MoeMesto

Error connecting to mysql